Şimdi Kayıt Ol

Oturum aç

Şifremi Unuttum

Şifrenizi mi kaybettiniz? Lütfen e-posta adresinizi girin. Bir bağlantı alacaksınız ve e-posta yoluyla yeni bir şifre oluşturacaksınız.

Soru ekle

Bir soru sormak için giriş yapmalısınız.
SoruTV Arama Motoru Bir Soru Sor 😊
Sana Bir Defa Sarılsam! Acaba Kıyamet Kopar mıydı?

Sana Bir Defa Sarılsam! Acaba Kıyamet Kopar mıydı?

Bir sabah güneş, ufukta beliriverdiğinde, yine o notalara başlamıştım. Kağıdın üzerinde, adeta kalbimdeki özlemi yansıtan kelimeler sıralanıyordu. Gökyüzü maviydi, ama içim gri. O an, seninle sarılmanın ne kadar hayal gibi uzak, ne kadar imkansız olduğunu düşündüm.

Başlangıçta, bu özlem sadece hafif bir melodi gibiydi. Gülümsüyordum, seninle konuşuyor, belki de seni düşlüyordum. Ancak, her an seninle olma arzusu, zamanla içimi sarhoş etti. Sanki kalbim, senin adını fısıldayarak hızla atıyordu, ama her atışında bir gerçekle yüzleşiyordum: sana sarılamayacaktım.

Hayal kırıklığı, sanki her adımımı yavaşlatan bir zincirmiş gibi etrafımda dolaşıyordu. Seninle olmaktan alıkoyan yüzlerce engel, adeta birer gölge gibi etrafımı sardı. Belki de korkaklığım, cesaretsizliğim veya belki de sadece kaderin cilvesiydi bu.

Her gün, seninle konuşmak için fırsat kolluyordum. Ancak dilim tutuluyor, sözlerim dudaklarımda asılı kalıyordu. Belki de senin karşında nasıl davranacağımı bilemiyordum. Ama biliyordum ki, sana bir adım bile yaklaşsam, kendi içimdeki fırtınanın önüne geçemeyecektim.

Sana sarılmak, adeta bir yasak meyve gibi gözüküyordu. O yasak meyveye dokunduğumda, beni bekleyen cezanın ağırlığını düşündüm. Her sarılma, birkaç dakikalık bir mutluluğun bedeli olacak, ardından gelecek olan kıyamet, içimi paramparça edecekti.

Biliyordum ki seni sararsam, sonsuz bir özlem ve kırık bir kalple baş başa kalacaktım. Her sarılma, içimdeki kıyameti tetikleyecek, kalbimde sonsuz bir yara bırakacaktı. Kim bilir, belki de seninle sarıldığım an, hayatımın en güzel ama bir o kadar da acılı anı olacaktı.

Belki birçoğunuz benim gibi hissediyorsunuzdur, belki de benim duygularımı anlamakta zorlanacaksınız. Ama yine de içimdeki bu derin özlemi size anlatmak istiyorum.

Sonsuz Özlem ve Kıyametin Gölgesinde Bir Sarılma Arzusu

Belki de hayatın en acı ironilerinden biri, sevdiğin birine dokunamamak, ona sarılamamak ve hissettiklerini sadece kalbinin derinliklerinde yaşamaktır. İşte ben, bu acı gerçekle yüzleşen biriyim. Sevdiğim kızın yanında olmama engel olan yüzlerce göz görüyorum, ve bu engellerin her biri, ona olan açılamamış sevgimle sürekli bir savaş içinde olduğumu hissettiriyor.

sonsuz Özlem ve kıyametin gölgesinde bir sarılma arzusu

sonsuz Özlem ve kıyametin gölgesinde bir sarılma arzusu

Her gün onunla konuştuğumuzda, yüz yüze gelmemizin asla mümkün olmadığını biliyorum. Ona olan hislerim kalbimde bir fırtına gibi esiyor, ancak bu fırtına sadece içimdeki sancıyı arttırıyor. Her geçen gün, ona sarılamamanın acısı daha da büyüyor, ve bu özlem, beni içine çeken karanlık bir sis gibi bana doğru ilerliyor.

Başlangıçta, bu özlem hafif bir melodi gibi başladı. Onunla konuşmak, güzel gülüşünü hayal etmek, ama hiçbir zaman yanında olamamak. Ancak, bu hafif özlem, zamanla içinde bulunduğum karanlığı besledi. Her an, ona sarılma arzusu daha da kuvvetlendi. Ancak ben, bu arzunun gerçekleşmesinin, benim için bir kıyametin habercisi olacağını biliyorum.

Bu kıyametin birinci sebebi, ona açılamamaktan kaynaklanıyor. Kalbimdeki sevgiyi dile getirmenin cesaretini bulamamak, içimde biriken duyguların bir patlamaya yol açacağı korkusuyla dolu. İkinci sebep, ona sarıldığımda, bu anın ardından beni bekleyen sorumluluklar ve zorluklar. Belki de ona sarılmak, içinde bulunduğum dünyayı alt üst edecek, sorumluluklarla başa çıkamayacak bir kaosa yol açacak.

Gelgitler içinde kaybolan duygularım, bana bir gerçeği hatırlatıyor. Ona bir defa sarılsam, acaba kıyamet kopar mıydı? Evet, kıyamet kopar mıydı; içimdeki duvarlar yıkılır, kalbimdeki sancı dışa vurulurdu. Ancak, bu kıyametin sonunda beni bekleyen en büyük yıkım, ona olan sevgimin karşılıksız oluşu olurdu. Sonsuz bir özlemle dolup taşan kalbim, bir sarılma anında derin bir çöküş yaşardı.

Bir defa olsun sarılsam, belki de tüm bu içsel çatışmalar sona ererdi. Ancak gerçek, benim için bir kıyametin habercisi olacağı ve ona duyduğum sonsuz özlemi daha da derinleştireceği yönündedir. Sonunda, bu acıklı hikayenin bir sona erişini düşleyerek, içimdeki fırtınayı sonsuza dek yaşamaya mahkumum. “Sana bir defa sarılsam acaba kıyamet kopar mıydı?” diye düşünüyorum, ama cevap hep aynı: Kıyamet, kalbimdeki fırtınanın gölgesinde, benimle birlikte kopuyor.

Sarılamamak Kıyametim Olurdu

Rüyalarımın en derin köşelerinde bile birlikte hayaller kurduğum, gözlerinde kendimi kaybettiğim o kız var. Ne zaman yüzünü düşünsem kalbim hızla atıyor, içimde garip bir heyecan, bir çırpıntı oluşuyor. Ama asla yaklaşamam ona, asla sarılamam.

sarılamamak kıyametim olurdu

sarılamamak kıyametim olurdu

Ne zaman adı geçse, içimde bir alevlenme oluyor. Ona açılamam, derdimi anlatamam. Her şeyin en büyüsü ve en çekici yanı olan sarılma, benim için bir hayal olmaktan öteye gidemiyor. Yüzlerce engel, binlerce sebep, bana bir adım bile atmama izin vermiyor.

Sarılmak isteğim neden bu kadar güçlü? Neden açılamıyorum? Neden ona bunları söyleyemiyorum? Belki de asıl korkum, sarıldıktan sonra karşılaşacağım sorumluluklar, yıkım, ve belalarıyla baş edememek…

Sonsuza kadar sürmesini istediğim bu arzu, asla gerçekleşmeyecek. Ona uzaktan sevmek, kalbimin en değerli köşesinde taşımak zorunda olmak… Bu özlem hiç bitmeyecek?

Ve eğer bir gün sarılırsam, kıyamet koptuğunda başa çıkabilecek miyim? Sorumluluklarımın altından kalkabilecek miyim? Belki de en iyisi, sonsuza dek bu özlemle yaşamak…

Bir defa olsun, sadece bir kere, ona sarılabilmek için neler vermezdim ki. O güzelim saçlarına bir anlığına dokunabilmek, ellerini hissedebilmek, belki de hayatımın en özel anı olurdu. Ancak gerçek şu ki, aramızdaki uçurum o kadar derin ki, bu iki dünya birbirine asla karışamayacak.

Başlangıçta, bu arzunun hafif bir yönü var gibiydi. Belki bir gün cesaretimi toplar, duygularımı ifade edebilirim diye umut ettim. Ancak zamanla anladım ki, bu umutlar gerçekle yüzleşmeyecek. Engeller, duvarlar aramıza örülü, ve ben sadece onun en dibine inebilen bir yabancıyım.

Her gün, sadece bir kere olsun, ona sarılabilmeyi düşünüyorum. Ama bilincim, bu düşünceyi derin bir çaresizlikle karşılamaktan başka bir şey yapmıyor. Kendi kısıtlamalarım, toplumsal normlar, belki de korkularım, beni ona yaklaştırmak yerine daha da uzaklaştırıyor.

İçimdeki bu istek, zamanla ağırlaşıyor. Ona karşı duyduğum sevgi, içimde bir fırtına gibi büyüyor, ancak bu fırtınanın sonuçlarından kaçmak zorundayım. Bu sevgi, bir kere sarıldığımda tüm dünyamın yıkılmasına neden olacak. Hem de öyle bir yıkılma ki, kıyametin kopması bile bundan daha hafif kalacak.

Sarılırsam, yıkımın ardında bırakacağım izlerle baş başa kalacağım. Sorumluluklarımın ağırlıkları altında ezilen bir kalp ve bir ömür boyu sürecek bir pişmanlık… Belki de ona olan bu sonsuz arzum, bir kere bile olsa gerçekleşse, beni tam anlamıyla mahvederdi.

Ve işte buradayım, hayalini kurduğum ancak bir türlü gerçekleştiremediğim bir anın hüzünlü öyküsünü anlatıyorum. Belki de bu yazı, içimdeki bu özlemin yankısı olacak. Ama bir gerçek var ki, tüm bu duygularımın ötesinde: “Sana bir defa sarılsam acaba kıyamet kopar mıydı?” diye düşündükçe, içimdeki fırtına daha da şiddetleniyor ve beni yutkunup, boğuyor.

Sonunda, bu acılı notalara “Sana bir defa sarılsam acaba kıyamet kopar mıydı?” diye yazdım. Bu soru, hem umutsuzluğumu ifade ediyor hem de içsel bir çaresizlikle dolu. Belki de seninle sarılmak, benim için gerçek bir kıyametti. Belki de bu kıyamet, içimdeki fırtınayı sonsuza kadar getirecek, ve ben, bir daha asla aynı olamayacaktım.

BU KONUYU GOOGLE DE ARAŞTIR.

Hakkında SoruTVUzman Üye

"Merhaba! SORUTV.com\'un yöneticisi ve sahibi olarak, sizlere heyecan verici bir medya deneyimi sunmaktan gurur duyuyorum. Kendimi bir vizyoner, yenilikçi ve tutkulu bir medya girişimcisi olarak tanımlıyorum.Ben, medya dünyasına tutkulu bir ilgiyle adım atan ve yıllar içinde kendimi bu alanda sürekli olarak geliştiren biriyim. Amacım, sadece bilgi sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda ilham vermek, eğlendirmek ve toplumu bir araya getirmektir.   SORUTV.com\'u hayata geçirmek, kendi vizyonumu gerçekleştirmek için atılmış büyük bir adımdı. Bu platformu, en güncel haberleri, ilgi çekici içerikleri ve etkileyici röportajları bir araya getirerek zengin bir medya deneyimi sunmayı hedefliyoruz.   Amacım, SORUTV.com\'u birçok insanın güvenilir bir bilgi kaynağı olarak görmesini sağlamaktır. Bu nedenle, objektiflik, doğruluk ve tarafsızlık ilkelerine sıkı sıkıya bağlıyız.   SORUTV.com\'u büyütmek ve geliştirmek için sürekli olarak yeni fikirler ve yenilikçi stratejiler arıyorum. Sektördeki değişimleri yakından takip ediyor ve teknolojik gelişmeleri kullanarak daha etkileyici bir medya deneyimi sunmak için çalışıyorum.   Bu yolculukta siz, değerli okuyucularımız, benim için çok önemlisiniz. Sizlere en iyi kalitede içerik sunabilmek için sürekli olarak çalışıyor ve geri bildirimlerinizi dikkate alıyorum.   SORUTV.com ailesine hoş geldiniz! Birlikte daha büyük başarılara imza atacağımıza inanıyorum. Yolculuğumuza sizinle birlikte devam etmek için sabırsızlanıyorum!\"

beni takip et

Sence bu sorunun doğru cevabı ne?